Malazgirt Zaferi'nin 942. yıldönümü kutlu olsun..

Türklüğün kaderini tayin eden büyük zaferlerin en önemlilerinden birisi Anadolu'nun fethi ve Türk vatanı hâline gelmesini sağlayan Malazgirt Zaferi'dir.

Sultan Alparslan

Malazgirt Meydan Savaşı; ilk Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey ve Sultan Alparslan devirlerinde yoğunlaşan Selçuklu - Bizans çatışmalarının zirvesini teşkil etmiştir. Türklerin Anadolu harekâtından tedirgin olan Bizans İmparatorluğu, bu tehlikeyi bertaraf etmek için doğuya sefer düzenlediğinde Alparslan, Mısır seferine çıkmıştır.
Sultan Alparslan; Mısır'a yöneldiği sırada Bizans ordusunun doğuya doğru ilerlediği, Sivas'tan Erzurum'a gelip buradan da Malazgirt Kalesi'ne yönelerek bu kalenin Türk muhafızlarını ve halkını da kılıçtan geçirdiğini haber almıştır. Bu gelişme üzerine Sultan Alparslan, Malazgirt istikametine dönmüştür. Sultan Alparslan, 25 Ağustos sabahı geleneklere uyarak kan dökülmemesi için Bizans karargâhına bir barış kurulu göndermiş ancak Bizans İmparatoru Romanos Diogenes bu teklifi reddetmiştir.

Malazgirt Kalesi Burçları

26 Ağustos günü Bizans kuvvetleri üzerine Türk taarruzu başlamıştır. Türk ordusu 55.000, Bizans'ın güçleri ise 150.000-200.000 civarındaydı. Alparslan, düşmanın asıl kuvvetlerini örten süvari birliklerini dağıtarak düşmanın asıl kuvvetleriyle karşılaşmak ve onları üzerine çekmek amacını gütmüştür. Ok atışlarıyla düşman süvarileri dağıtılmaya başlanmış, bu arada Bizans ordusunun sağ kanadındaki Uz (Oğuz) süvarileri Selçuklu ordusuna geçmiş, ardından sol kanadında bulunan Peçenek süvarilerinin de Selçuklulara katılmasıyla Bizans ordusunun iki kanadı çökmüştür. Bunun üzerine başlarında imparatorun bulunduğu ortadaki Bizans birlikleri, Selçuklu kuvvetlerince ablukaya alınmıştır.
Bu savaşta Alparslan sayıca çok üstün olan Bizans kuvvetlerine karşı Türk savaş taktiği olan "kurt kapanı / turan taktiği"ni başarıyla uygulamıştır. Bu taktik iki aşamalı olarak uygulanırdı: Sahte ricat (geri çekilme) ve pusu. Ordu, savaş anında merkez, sağ ve sol olmak üzere üç kısma ayrılırdı. Merkez kuvvetleri düşmana saldırır, bir süre sonra saldıran bu kuvvetler kaçar gibi geri çekilirdi. Böylece geri çekilen askerlerin peşinden gelen düşman; ordunun sağ ve sol kısmı tarafından pusu kurulan yere çekilir, çember içine alınarak imha edilirdi. Nitekim Malazgirt Savaşı'nda bu taktikle tam anlamıyla çembere alınan Bizans ordusu; akşama kadar süren Türk hücumlarıyla âdeta yok edilmiş, imparator da yaralı olarak ele geçirilmiştir (26 Ağustos 1071).

Turan Taktiği
Malazgirt Zafer Anıtı
(Anıt sütunları Türklerin Anadolu'ya geçiş kapısını temsil etmektedir.)

Alparslan, imparatorun umduğunun aksine, ona çok iyi davranmış ve saygı göstermiştir. Savaş meydanında yapılan anlaşmaya göre imparator, fidye karşılığında serbest bırakılacaktır. Ayrıca Bizans'ın elindeki bütün Müslüman esirler salıverilecek ve Selçuklulara yıllık vergi ödenecektir. Ancak Türk askerlerinin eşliğinde memleketine gönderilen Romanos Diogenes; imparatorluk ileri gelenleri tarafından ülkesine ihanet ettiği gerekçesiyle tahtından indirilmiş, gözlerine mil çekilerek hapse atılmıştır. Yerine geçen VII. Mihail'in yapılan anlaşmayı tanımaması üzerine Sultan Alparslan, Selçuklu ve Türkmen beylerine Anadolu'nun fethi emrini vermiştir.
Malazgirt Zaferi'nden sonraki 15 - 20 yıllık süre içinde Anadolu'nun büyük bir kısmı fethedilmiştir. Böylece Anadolu'nun Türk yurdu hâline getirilmesi için en önemli adım atılmıştır. Malazgirt Zaferi'yle İslam dünyası üzerindeki Bizans tehdidi de sona ermiştir. Bu zafere bir tepki olarak Hristiyan Avrupa, Türklere karşı Haçlı ittifakını oluşturmuştur.
Zaferden sonra Anadolu'da irili ufaklı birçok Türk devleti kurulmuş, Türkiye Cumhuriyeti'ne kadar kesintisiz varlığını sürdürerek zincirin halkaları gibi birbirine bağlı devletlerle Türkiye tarihi başlamıştır.

Eyüp CAN ÇALIŞ

1993 yılında İstanbul'un Şişli ilçesinde dünyaya gözlerimi açtım.Ailemin tekne kazıntısı tabiriyle, en ufakları benim. Hayatı en sevdiği kişiyle beraber geçirmeyi seven, insancıl, neşeli, yerine göre tatlı biber, siyah saçlı, kahverengi ( kimisi bal rengi der) gözleri ve cilleri olan biriyim.